20 Ocak 2010 Çarşamba

Boşluk

Sınavlar oldukca canım sıkılıyor, olmayınca da kendimi boşlukta hissediyorum. Yani iyi ki şu erasmus işlemleri varda bende kendime uğraş buluyorum. Bu boşluk hisinden çıkma yöntemlerim şöyle:

1- Facebook, blog, internet, zırt pırt. Msnde vardı eskidende o da sıkmaya başladı.
2- Film, dizi, anime. En son Akira Kurosawa'dan The Lower Dephts'i izledim film olarak, battlestar galactica'nın günlük 2-3 bölümünü izliyorum ki tavsiye ederim. Ve en son olarak one piece'i izlemekteyim.
3- Kitap. Solomon Kane'i aldım ve muhteşem çevirisi ile beni benden aldı. Başka hangi kitap yüzünü yıkadı yerine yüzünü yuğdu yazar :) Kitapın karanlık 16. yüz yıl atmosferine yakışmış ama.
4- Müzik. Deli gibi hala die Artzte dinliyorum. Muhteşem bir grup.
5- Oyun. Bilgisayarı yenilediğimden beri oyun konusunda çoştum. Şu aralar yeniden Obliviona döndüm ve Sacred 2 oynuyorum. İkisinde de katilim, yaşasın kötülük.

İşte bu. 1 Ay daha hayatımı böyle geçirip, kapağı Alamanyaya atacağım. Erasmus partilerde içki komasına gireceğim. Yoksa bu monotonluk beni öldürecek.


Not: Sahne tarafından Onur ödülüne layık görülmüşüm. Burdan kendilerine teşekkür eder, onur duyduğumu yeniden belirtirim.

9 yorum:

Evren dedi ki...

Mersi efendim. Ne demek.

CaNsuYu dedi ki...

OOooo Demian Almanya yolcususun yani, peki tam olarak hangi şehre geliyorsun? ben Göttingen'deyim, erasmus olayını okuyunca bir selam edeyim dedim. Erasmus ile çok eğlenceneğini ve eğer güneşli günlerden hazzetmiyorsan mastırı burda yapma hayaline dalacağını garantilerim.

Guyjre dedi ki...

Heidelberg'te Ruprecht Karls üniversitesinde yapacagim. Aslinda yeteri kadar alman üniversiteleri ile icli disli olmustum ama Heidelberg ismiyle beni benden aldi:D
Master icinse Hacettepede kalmayi düsünüyorum, ama simdiden ilerde birgün doktora yaparsam almanyaya geri döner miyim diye düsünmüyor degilim:D
Ah bu arada Göttingen baya uzak olacak bana.

Evren dedi ki...

Heidelberg beni de benden aldı. Ne gizemli bir isim.

Alman bir çocugum olursa (ki bu imkansız:)) çocuğumun ismini heidelberg diye koyabilirdim.

-

Bir de netten şu hikayeyi buldum :)

Yıl 1960 lar zamanın iyi matbaalarından birine direk almanyadan ithal sıfır 56*77 bir kazanlı tipo baskı makinası alınır. Kısa bir süre makina arıza verir ve zamanın heidelberg türkiye mümessilinden yardım talep edilir. Heidelberg firmasından bir montör ve tercumanı Almanyadan arızayı onarmak için gelirler. Arıza giderilirken arada geçen muhabbet

- Montör (Alman) siz heidelberg'in anlamını bilirmisiniz. İsminin nerden geldiğini?
- Matbaa personeli Hayır.
- Montör

Vaktiyle Osmanlı İmparatorluğundan Haydar paşa ordusu ile birlikte yanlışlıkla Heidelberg'e gelir. Ordaki halkı bir telaş alır. Halk türklerden kulaktan doğma bilgiler ile korkmaktadır. Evlerini yurtlarını terk ederler. Çünkü Türkler insan iyici gibi terimler ile tanıtılmıştır. Zamanla Orda yaşayan halk merak içine düşer ve türkleri görmek ve mallarına mülklerini görmek isterler. Geri dönerler. Geri döndüklerinde hayretle tüm eşyalarına dokunulmadığını, bağ ve bahçelerine ziyan verilmediğini hatta el vurulmadığını görürler ve halk osmanlı padişahı ve askerleri ile yakınlık kurar. Halk osmanlının adaletini görür. Herkes normal yaşantısına geri dönmüştür. Gel zaman git zaman Osmanlı İmparatorluğundan Haydar Paşa ve askerlerine geri dönme emri verilir. Halk Haydar Paşaya alışmıştır. Gitmesini istemez. Ama emir öncelikli olup Haydar Paşa dönmek zorunda kalmıştır. Orda ki halk Haydar Paşaya ve Osmanlıya duyduğu sempati yüzünden o bölgeye Haydarbey (Heidelberg) İsmini vermiştir.

Guyjre dedi ki...

Uuu baya bir sallamasyon olmus, cünkü osmanli oralara kadar ilerlememisti ve Haydarbeyle, Heidelberg arasinda hic bir benzerlik yok:D
direk Heidelberg tarihine baktim ilk defa yazili kaynaklarda 1196'da gecmis ismi ki zaten 1386'da kurulma üniversitesi bile. Osmanli o zamanlarda daha macaristani bile ele gecirmemisti. Hikayeyi kim bulmussa ciddi bir hayal gücü varmis:D

Ha evet, Heidelberg'in matbasi cok ünlüdür, hala dünya capinda satar. Ama matbasindan daha ünlü olan tarafi benim icin alman romantizmin dogus yeri olmasidir. Tam bir üniversite ve orta cag sehri. Gitmek icin sabirsizlaniyorum:D

Bu arada cocugun olursa Haydar Berk koyabilirsin:D

Evren dedi ki...

Valla ne sallamış ya.

Sende olmasan gerçek diye yutacağız :)

İnşallah heidelberg sana uğurlu gelir.

Guyjre dedi ki...

Valla sagol, insallah gelir cünkü ihtiyacim var:)

CaNsuYu dedi ki...

hikayeler beni benden aldı!
Heidelberg Almanya'da romantizmi yaşayabileceğin nadir şehirlerden arkadaşım. Gece hayatı da diğer şehirlere nazaran renklidir. Sana uğur getireceğine inanıyorum. Doğum günümde gitmiştim en son, nehir boyu yürürken güneşin batışını seyretmek çok zevkliydi. Eminim ki orada çok güzel bir sömestır geçireceksin!!! Hem etrafında da çok kısa mesafede gidebileceğin süper şehirler var: Freiburg, Straßburg gibi.
icin rahat olsun,güzel bir dönem seni bekliyor!

Guyjre dedi ki...

Zaten nalet olsun romantik bir kisilige sahibim:p
Ya söyle ki alman edebiyati dersinden romantizmle ismi gectiginde dedim ki ben buraya gitmeliyim( zaten seceneklerim arasinda var oldugunu biliyordum) sonrasinda zaten sehir hakkinda okudukca ve gidenlere sordukca mest oldum.
Straßburga ve Freiburga da kesinlikle gitmek istiyorum. Hatta Frankfurt am Hahn'a da yakin gitmisken ucuz bilet bulur Prag falanda yaparim. Bir daha yurt disina cikmam ancak master sonrasina falan. Gitmisken gezmek ve gece alemlerine akmak lazim:D