27 Aralık 2009 Pazar

Tikky Vampir

Şimdi Avatar hakkında birşeyler yazsam mı yazmasam mı arada kaldım. Bu kadar yıl beklediğim filmin aşırı popüler olmasından rahatsız olmuyor değilim ama ne yapalım, bu filmin popüler olması o saçma tikky vampir filmlerinin olmasından daha iyidir. Millet çıkıyor çığlık ata ata edwardddddddd diye böğürüyor. Birde yeni bir tane daha çıkmış şimdi adını bilmiyorum kurt adammış. Bırak kardeşim vampir dediğin karizma olur, öyle iki yan bakmakla, dişini göstermekle vampir olunmaz. Hele güneş altında gezmek ne demek. Derinin parlaması falan. Ulan vejeteryan vampir olur mu be. Bırak ya. Birde sağda solda bana gelip fantazi okuyorum diye bana bunları anlatmıyorlar mı.

Bak yine kendi kendimi doldurdum. Avatarı da anlatmadım. Aman gidin izleyin işte güzel film.

19 Aralık 2009 Cumartesi

Kafka ölürken

Kafka benim kardeşimmiş ama benden 100 yıl önce doğmuşmuş. Hep ben mi öleceği birazda Kafka ölsün. Hatta:
-Wie ein Hund.
-Bir köpek gibi.

Alışkanlık

-İnsan herşeye alışıyor be dostum.
-Evet, alışmaya bile.

9 Aralık 2009 Çarşamba

Günlük

Bugün koskoca adam bu yaşta utandım ve bunu söyleyebileceğim tek yer burası.

1 Aralık 2009 Salı

Sevgi Katili

Zarlar atılmış, yalanlar söylenmiş, hokkabaz son numarasını yapmış.

Kendimi Grim kardeşlerin karanlık masalarında ki bir karakter gibi hissediyorum. Hani şu herşeyi bilen ama bilmiyormuş gibi yapan yaşlı bilgeler vardır ya onlardan biriyim ben evet. Sonra aniden bir silkinmeyle çok doğru bir laf ederim ve dünyaya 'hey ben aptal değilim' derim. Tabii ki Grim masaları diyorsak bir adette küçük kıza ihtiyacımız var. Bir Gratel mesala. Gözünü kırpmadan birisini fırına atabilecek bir kız.

Evet, galiba böyle birisini de tanıdım. Gayet masum, gayet hoş. Ama dış görünüşün aldatıcılığıyla ilgili o kadar yazı okuduk ki. Bunları tekrarlamaya gerek yok.

Birde prens var tabii ki. Cüceler bütün kahrı çekerken son anda gelen ve hiçbir şey yapmadan kızı kapan prens. Çünkü neden, çünkü Erkan canın dediği gibi, cüceler pamuk helva yiyemez.

Ama prensi tanımıyoruz masalımızda. O son iki sayfada geldi. Küçük kıza soralım. Sen cüceleri aptal mı sandın? Hiçbir şeyi bilmiyor muyuz? Oysa aylar önceden prens kim diye sorduğumuzda sadece arkadaşım demene inandık mı sandın bir anlığına da olsa. Ama hayır. Bir şey yapmamamız demek acizliğimizden değildir. Bir şey yapmıyoruz çünkü içimizde ki sevgi ölmüş. Evet bir katil o küçük kız. Sevgi katili.

Niztsche ne güzel demiş:
'Beni öldürmeyen şey güçlendirir.'